Alkaralar hakkında

Alkaralar 2001 yılında Gençlerbirliği Taraftarlar Derneği'nin sitesi olarak açıldı. O yıl genclerbirligitd.org adresinde ikamet eden site, 2002 yılından itibaren www.alkaralar.com adresine taşındı. Maçları Gecekondu tribününde izleyen Alkaralar, 2003-2004 sezonunda radikal bir kararla Maraton tribününe geçmeye karar verdi. Bu karar radikaldi, çünkü o yıla kadar Gençlerbirliği yönetimi Maraton tribününü de misafir takım seyircisine açıyor, Gençlerbirliği taraftarı ise Gecekondu tribününe hapsoluyordu. Gençlerbirliği tribünlerinin bugün geldiği noktayı az çok bilenler, bu maratona geçiş kararının ne denli önemli bir karar olduğunu anlayacaklardır.

İlerleyen yıllarda Dernek yönetiminin kulüple olan organik bağları nedeniyle anlaşmazlık yaşayan Alkaralar, yoluna Dernek'ten de bağımsız şekilde devam etmeye karar verdi. Ki ardından gelişen süreçte, 2006 yılında Maraton tribününden bir Manisaspor maçında yönetimi istifaya davet edince, Cavcav'ın paralı adamlarının nasıl Gecekondu tribününden Maraton'a hunharca saldırdığı akıllardadır.

Sitemiz her tıklandığında farklı farklı sloganlarla açıldı. Bazen "Avrupa Birliği'ne Değil Gençlerbirliği'ne" yazdı, bazen "endüstriyel futbola karşı bahis reklamsız bir site", bazen "Alkaralar Kıraathanesi" ve bazen de "Hamdullah Abi ve Mahdumları". Evet Hamdullah Abi, bizim tribün liderimiz, hiçbirimizin hiçbir zaman görmediği ama hepimizin varlığını ensesinde hissettiği Hamdullah Abi.

Son yıllarda Maraton'da C Blok'ta yer alan Alkaralar, diğer çoğu taraftar grubunun aksine, lidersiz ve daha yatay şekilde örgütlenmiş bir topluluk olarak tribünde varlığını sürdürdü. Kendi içimizde de "biz neyiz?" sorusunu sorduğumuz zamanlar oldu sık sık. Taraftar grubu muyuz, topluluk muyuz, internet platformu muyuz? Fakat bu sorunun cevabını hiçbir zaman kesin olarak veremedik. Bir süre daha veremeyeceğiz gibi görünüyor.

Alkaralar kuruluşundan bu yana Gençlerbirliği taraftarı ve camiası adına birçok eylem ve girişimde bulundu. Yok sayılan Gençlerbirliği taraftarının görünür olması için bu eylemler çok önemliydi.  Irkçılığı başka taraftar yapsa da, kendi taraftarımız yapsa da var gücümüzle kınadık, Blackburn Rovers taraftarları ile halı saha maçı yaptık, yönetimin kar odaklı anlayışına tepki için gazeteye "satılık taraftar ilanı" verecek kadar ve yine yönetimin İstanbulluluğunu gizlemeyişine karşı tepki için ona Fenerbahçe forması gönderecek kadar ileri gittik. Kulübün adına sahip çıktık, kulübün geçmişine sahip çıktık. İsim sponsorluğunun önüne geçtik. Tribünde hep var olduk, deplasmanlara gittik, hınzır gülüşlü şirin keçimizi Türkiye'nin dört bir yanında gezdirdik. Sayısını hatırlayamadığımız kadar basın açıklaması yazdık, başlığında hep "kamuoyuna duyurulur" yazdı, öncesinde hep yönetim bir şey yapmıştı çünkü.  Basın açıklaması yazma konusunda uzmanlaştık. Tribünlerin klişe tezahüratlarının dışına çıktık, "sekizinci olmamız engellenemez" diye de bağırdık, "Cavcav paranın turşusunu kur" diye de. Maç sonlarında "bir baba hindi" yaptırdı Necdet Abi bizlere, hem de en orijinalinden, kimsenin kimseye binmediği o nostaljik "bir baba hindi"lerden.  Domatesin çekirdeğinin kırmızı olduğu kadar Gençler'in Ankara'nın yıldızı olduğunu da hatırlatmayı unutmadık. Ama bir kez bile olsun tribünde "Alkaralar, Alkaralar" diye bağırmadık!

2014-2015 sezonunda Alkaralar, e-bilet ve passolig dayatmalarını protesto etmek üzere tribünlerde yer almadı. Ancak bir yıl süren ve Gençlerbirliği tribünlerinin kitlesel olarak katıldığı bu boykota, ülkedeki diğer tribünlerden kayda değer bir destek gelmemesi ve ülkedeki hukuk sistemine olan güvenin günbegün dibi görmesinden dolayı, takip eden sezonda yeniden tribünlere dönme kararı aldı.

Şimdi gelinen noktada ekibi yeniden topluyoruz. Kaybettiğimiz güzel dostlarımızın hatırasını cebimize koyarak, dinozorlar, ihtiyarlar, gençler, yeni gelenler, küskünler olarak yeniden adımlarımızı sıklaştırıyoruz. Kol kola, omuz omuza...