İlhan Cavcav miti üzerine bir not!

Murat Cavcav istifa etmeli! Evet. Yanında da bu durumda payı olan tüm işbilmez ve sinik yönetim kurulu üyelerini ve Ümit Özat'ı götürmeli! Evet.

Ancak Murat Cavcav’a karşı yürütülecek muhalefeti “İlhan Cavcav’ın kemikleri sızlıyor” ya da "İlhan Cavcav öldü, işler kötü gitmeye başladı" söylemleri üstünden kurarsak, hiçbir yere varamayız. Camia dışında, hala "İlhan Başkan işte, nasıl da iyi yabancı transferler yaptı, nasıl da o oyuncuları İstanbul takımlarına yüksek bonservisle sattı" hikayelerine inanan isimler bu söylemlerde bulunabilir. Ama birbirimizi kandırmayalım. Hepimiz Son 10 yılda yapılanonlarca ve belki de yüzlerce sayısız başarısız transferin, boşa harcanan paraların, oyuncu ve teknik direktörler için verilen sözleşme fesih bedellerinin, menajerlere verilen milyon dolarlık komisyonların farkındayız. Ve asıl meselenin, İlhan Cavcav'ın baş ve tek mimarı olduğu kurumsallaşmamış, değişen futbol düzenine uyum göstermeyi başaramamış köhne yönetim zihniyeti olduğunun da farkında olmalıyız.

Murat Cavcav, sorunun kendisi değil, bu köhne zihniyetin sadece bir sonucudur. Bu sebeple, Murat Cavcav karşıtı muhalefeti yaparken, Cavcav mitini yeniden yeniden yaratmayalım. Bu Cavcav miti değil mi, camia içinde saygı duyduğumuz güzel büyüklerimizi, yapılan tüm hatalara rağmen, "kral çıplak" deme cesaretinden alıkoyan? İlhan Cavcav, 94 yıllık Gençlerbirliği camiasının zor bir döneminden sonra geldiği görevde başarılı olan ve bu başarıları yadsınamaz bir insandı. Ancak bu kulübün ne yaratıcısıydı, ne de sahibi! Ama içinde bulunduğumuz dipsiz kuyunun baş müsebbibiydi! Orası kesin!